Doküman
AABF Dede/Ana Egitim Semineri Makale-Hamza Aksüt
DEDE OCAKLARI, YAPISI, İŞLEVİ VE OLUŞUM SÜRECİ
Aleviliğin temel kurumu dede ocağıdır. Bir başka ifadeyle, Aleviliğin ‘olmazsa olmaz’larındandır.
Dede ocağı, bir seyyid (Fatıma’nın soyundan olan) gurubuyla, bu guruba bağlı olanların toplamı olan sosyal bir birimdir. Dede ocağı, ziyaret, tekke, türbe gibi bir mekan değildir, elemanları ise sadece ve sadece insanlardır.
Seyyid, Fatıma’nın soyundan olan kişidir. Aleviliğin en temel ve değişmez kuralı, dedelerin seyyid olmasıdır. Yine kesin kural olarak, dedelerle talipler evlenemez.
Günümüzde yaygın olarak kullanılan dede kavramının Arapçası şeyh, Kürtçe/Farsçası pir ve sercemdir. Alevi Araplar, sadece şeyhi kullanır. Alevi Kürtler, daha önce sadece şeyh ve pir ve sercemi kullanırken günümüzde dedeyi de kullanmaya başlamıştır. Alevi Türkler ise öteden beri şeyh, pir ve dedeyi kullanmaktadır.
Dede ocağı hiyerarşisi iki basamaktan oluşur: Pir ve mürşid. Bir başka ifadeyle Alevilikte dört kapı vardır: Talip, rehber, pir ve mürşid. Bunlardan talip ve rehber seyyid değil, pir ve mürşid seyyiddir.
PİR: Cemi yürüten, talipleri görgü ve sorgudan geçiren seyyiddir. Mürşide karşı sorumludur ve mürşidin talibidir. Pir, cenaze işinden sorumlu değildir. Ancak, Alevilikte 1960’larda başlayan kopuş dönemi nedeniyle, son yıllarda dedenin cenazeden sorumlu sanıldığı, onlara bu görevin verildiği ve dedeliğe ara vermeyenler hariç, tümünün bu görevi kabul ettiği görülmektedir.
MÜRŞİD: Pirin dedesidir ve kendisine bağlı ocakların tümünden sorumludur. Pirleri görgü ve sorgudan geçirir. Çok yaygın olmamakla birlikte, bazı mürşid ocaklarının direkt (doğrudan) talipleri de vardır.
REHBER (Kürtçe-Farsça): Talip ile pir arasındaki irtibatı sağlayan, talipleri yetiştiren kişidir. Genellikle her köyde bir rehber bulunur. Köyün en bilgili ve ahlaklı kişisi olmasına dikkat edilir.
TALİP (Arapça): Pire, dolaylı olarak da mürşide bağlı olan kişidir. Rehber ve taliplikte soy aranmaz. İsteyen herkes, etnik aidiyeti, dili vb. ne olursa olsun talip olabilir. Rehberlikte de soy aranmaz.
OCAKLARIN YAPISI
Ocaklar, pir ve mürşid olmak üzere ikili bir yapıya sahiptir. Pir ocağı, mürşid ocağına bağlıdır. Mürşid ocağına birden çok, hatta onlarca pir ocağı bağlı olabilir. Ocak oluşumu aşamasında, hikmeti daha fazla olan seyyid mürşid olarak kabullenilmiştir. Örneğin, cansıza hükmeden mürşid, canlıya hükmeden pir olmuştur ve biat bu duruma göre oluşmuştur.
Dedenin seyyid olması şarttır. Alevi topluluklarda dedeler, büyük çoğunlukla 4. imam Zeynel Abidin ve 7. imam Musa Kazım’ın soyundandır.
Mürşidlik ve pirlik kriterine göre sıralarsak Alevi coğrafyasında durum şöyledir:
1-SULTAN SAHAK OCAĞI: İran ve Irak coğrafyasındadır. Ocak kurucusu ve pirleri Irak’ın Halepçe yöresinde yaşamıştır. Seyyidleri Musa Kazım soyundandır. Bu mürşide bağlı pir ocakları şunlardır: Bave İsevi, Şah İbrahimi, Miresüri, Hamuşi, Mustafai, Ateşbagi, Baba Nihani. Bu guruptaki talipler,n çoğunluğu Kürt, bir bölümü Türk, bir bölümü ise Abdaldır.
2- AVUÇAN: Seyyidleri İmam Zeynel Abidin soyundandır. Talipleri, Türkiye, Suriye ve Irak’tadır. Taliplerinin ezici çoğunluğu Kürttür ve Kurmanç lehçesiyle konuşur. Abdal ve Tür talipleri de vardır. Pir ocakları şunlardır: Kara Pirbad, Koca Leşger, Yalıncak, Sarı Sultan (Sarı Saltuk), Üryan Hızır, Hubyar, Sultan Sinemil, Cemal Abdal, Şeyh Çoban, Şeyh Şazeli, Seydi Ahmed (Hacım Sultan), Pir Sultan.
3- Baba/Bave Mansur: Talipleri Türkiye’dedir. Seyyidleri İmam Muhammed Bakır soyundandır. Sadece bir pir ocağı vardır; Kureyşan. Derviş Gevr de bu yapıdadır, ancak rehber ya da pir olduğu tartışması vardır. Bu ocak taliplerinin tümü Kürttür, az sayıda Abdal ve Arap topluluğu da vardır. Baba Mansur’a doğrudan bağlı olan Kürtler Kurmanç, Hacı Kureyş aracılığıyla bağlı olanlar Zaza’dır.
4- Haydari/Klezi: Taliplerinin tümü Araptır. Suriye, Türkiye, Lübnan, Ürdün, İsrail ve Arjantin’dedir.
5- Hacı Bektaş: Seyyidleri Musa Kazım soyundandır. Talipleri, asıl olarak Abdaldır. Son yüzyılda Türk taliplere sahip olan ocaklar da bu mürşide bağlanmıştır. Pir ocakları şunlardır: Kara Yağmurlu, Güvenç Abdal, Ali Koç Baba, Koçu Baba, Seyyid Cemal, Şeyh Çakır, Sarı İsmail, Kızıldeli, Tozlu, Seyyid Selahaddin.
6-Dede Garkın: Talip ve seyyidleri, Türkiye ve Suriye’dedir. Seyyidleri Musa Kazım soyundandır. Talipleri Türk ve Abdallardan oluşur. Pir ocakları şunlardır: Ali Seydi ve Şeyh İbrahim.
7-Şeyh Ahmet: Seyyidleri İmam Zeynel Abidin soyundandır, taliplerinin tümü Kürt olup Zaza lehçesiyle konuşur ve Türkiye’dedir. Pir ocağı Derviş Cemal’dir.
8- Gözü Kızıl: Seyyidleri İmam Zeynel Abidin soyundandır, talipleri Türkiye’de olup Abdal ve Türktür. Pir ocakları, Kazımoğulları ve Köse Süleyman’dır.
9-Hıdır Abdal: Seyyidleri İmam Zeynel Abidin soyundan olup taliplerinin tümü Türkiye’dedir ve Abdal ile Türklerden oluşur. Pir ocağı Garip Musa’dır.
OCAKLARIN OLUŞUM SÜRECİ
Türkiye’de son yıllarda, ocakların oluşum sürecini anlamayı zorlaştıran iddialar ortaya atılmıştır. Bunda temel etken, son yüzyılda gelişen ve Arap olmayan Aleviler arasında çok daha etkin olan anti-Arabizm’dir. Arapların sadece Sünni olduğu sanılmakta, Şii, Alevi ve Hıristiyan Arapların varlığı ya bilinmemekte ya da dikkate alınmamaktadır. Bu yaklaşım nedeniyle, dedelerin, bir Arap aile olan Ehl-i Beyt soyundan olamayacağı peşinen kabullenilmiş ve araştırmalar da bu yaklaşımla yapılmıştır. Yani, Aleviliğin en temel şartının tarihsel dayanağının olup olmadığı sorgulamaya bile gerek görülmeden dayanaksız ilan edilmiştir. Böylece, bu iddiaya göre, bazı kişilerin “Ben seyidim” diyerek kitleleri kandırıp ocak kurması gibi bir durumun olduğu, seslendirilmese de dolaylı olarak dile getirilmiş olmaktadır. Oysa bilimin görevi, ortada yaygın bir iddia varsa bu iddianın doğruluk durumunu araştırmaktır. (Seminerde bu konuda somut bilgi ve kanıtlar sunulacaktır)
Seyyidlerin coğrafyası Irak’tı. Küfe, Necef gibi yerlerde yaşayan bu seyyidler, Abbasi baskıları nedeniyle kuzeye, el-Cezire’ye (Mezopotamya’ya) yöneldiler ve buradaki aşiretlere sığınarak onları talip edindiler. Yüzyıllar boyunca nüfusun artması ve başka nedenlerle, topluluklar, İran’ın batısına, şimdiki Türkiye topraklarına, Halep ve Suriye sahillerine hareket etti. Alevi Arapların bir bölümü 1850’li yıllarda Arjantin’e göçtü. Anadolu’daki Alevilerin çok az bir bölümü Balkanlara yerleşti. (Seminerde ocak oluşumu ve bu coğrafyalardaki hareketlerine somut örnekler verilecektir.)
OCAK SAYISI
Araştırmacıların, ocak tanımını yanlış yapmaları sonucu Alevilikte yüzlerce dede ocağının olduğu sanılmıştır. Bu araştırmacılar, tekke, türbe ve ziyaretleri dede ocağı sandığı için yüzlerce ‘ocaktan’ oluşan listeler yayınlamışlardır ve Alevilikte son yüzyılda oluşan kesinti nedeniyle gerçek durumun böyle olduğu gibi bir kanı oluşmuştur. Oysa yukarıda sıraladığımız gibi Alevi coğrafyasındaki mürşid ocağı sayısı 9, pir ocağı sayısı ise 37’dir. Toplam dede ocağı sayısı 46’dır.
Tür
Ana Kategori
Yıl
2006
Onyıl